Lütfen bekleyin..


İbrahim Eroğlu

MEMLEKETİM AĞIR YARALI …

01 Ağustos 2017, 16:40

Sağ duyulu düşünen, aklı ve vicdanı iflas etmemiş her insan yarım saat oturup memleketin halini ,sokaklarını, gençlerini tefekkür etse; her sokağın her yüreğin ağır yaralı olduğunu görecektir…

Milletimizin başına 100 yıldır çeşitli çoraplar örüldü ve hala ayak oyunları devam ediyor. Eskiden ihanetleri yıllar sonra duyar dinlerdik şimdi medyada anında görüyor öğreniyoruz. 
Alkol, uyuşturucu, ateizm, Marksizm, ırkçılık, kumar, modernite adı altında fuhuş vs …
Ve adalet sisteminin eksikliğinden kaynaklanan kan davaları , mafyalar, çeteler ayrı bir sorun…

Bugün size bunlardan en önemlisi olarak düşündüğüm ve günümüzde tüm suçların kaynağı haline gelen “Uyuşturucu Terörü’nden” söz etmek istiyorum.

Son yıllarda çeteler, mafyalar , tüm suç örgütleri, DAEŞ bile uyuşturucu bağımlılarını kullanıyor. Canlı bombalar bile uyuşturucu ile kolay ikna ediliyor.
Dünyadaki tüm suç şebekeleri uyuşturucu yoluyla amaçlarına kolayca ulaşıyor olan çocuklarımıza oluyor …
Gencecik kızlar erkekler hatta masum çocuklar eğitim hayatlarından koparılıp önce uyuşturucuya sonra da şebekelere köle yapılıyor. Uyuşturucu sayesinde en masum gençler kısa zamanda en tehlikeli katil, hırsız hatta canlı bomba olabiliyor.
Tüm mesele uyuşturucu bağımlısı yapmak; sonra da ölünceye kadar bu gençleri kullanıyorlar.
DAEŞ, PKK, DHKP-C ve bir çok terör örgütü canlı bombalar için uyuşturucu kullanıyor ve bu artık bilinen bir gerçek.
Fuhuş çeteleri de genç kızları önce uyuşturucu bataklığına alıyor sonra da istediği her şeyi yaptırıp satıyor. Bu konuda medyadan okuduğumuz binlerce öykü var. Uyuşturucuya alıştıktan sonra artık hırsızlık fuhuş ve tüm suçlar normal hale geliyor. Yani özetle uyuşturucu her geçen gün suç makineleri üretiyor ve toplumun içine salıyor.
Bu bağlamda denilebilir ki, uyuşturucu baronları birer seri katidir. Zira bir kilo eroin en az 50 genci hayattan koparıp suç makinesi haline getiriyor ve ölüme götürüyor. Halk bilinçlenmeli ve bu kirli uyuşturucu baronlarına, lüks arabalarına tükürmeli onları gördüğü yerde seri katil görmüş gibi tepki vermeli. 
Uyuşturucu bağımlılığı arttıkça; can ve mal emniyeti, nesil emniyeti azalmakta hatta ok olmaktadır.
Artık uyuşturucu parası bulmak için güpegündüz hırsızlık yapan hatta köşe başlarındaki büfecileri bile 100 lira için bıçaklayan suç makineleri türemeye başladı.
Bunu önlemek tedbir almak, can, mal ve nesil emniyetini sağlamak “sosyal Devletin görevi” 
Önlem alınmazsa 5 yıl içinde, çelik kapılar, kameralar hatta özel güvenlik bile yetmeyecek, kimse huzur içinde evinde uyumayacak…

Giderek dünyamızın egemenliği uyuşturucu baronları ve bağımlılarının eline geçiyor. Meksika , Brezilya başta olmak üzere Güney Amerika’da devletler artık uyuşturucu çetelerin karşısında çaresiz kalmaktadırlar.
Cezaevlerinde gittikçe sayıları artmakta , uyuşturucu kullanan sürücü sayısı arttıkça trafik kazaları da kaçınılmaz olmaktadır. Trafikten sorumlu yetkililer uyuşturucu kullanan sürücülerin ehliyetine el koymalı, tedavileri bitmeden ehliyet geri verilmemelidir…
Uyuşturucu belası yüzünden her yıl yüzbinlerce gencimiz suç şebekelerinin kölesi olmakta, fuhuş batağına itilmekte, terör örgütlerine katılmakta ya da canlı bomba olmaktadır. İntihar edenler, bir köşede yapayalnız ölenler , amansız hastalıklara tutulanlar, psikiyatrik tedavi görenleri saymıyorum …

Peki çözüm ne? Neler yapılabilir, bu belanın ilacı yok mu?
Bana göre bu konuda en önemli kurum aile. Aileler çocuklarına sahip çıkarsa sorunun büyük bölümü çözülmüş olur. 
Sonra okullara büyük görev düşüyor. Okullarda görev alan tüm personel ve özellikle rehber öğretmenler bu olaya milli bir seferberlik gözüyle bakıp çocuklarımızı bu beladan uzak tutmalı. ( Bu arada MEB , atama bekleyen onbinlerce sosyoloji ve Psikoloji mezununu okullara rehber öğretmen olarak atayıp yaraya merhem olmalı.)
Valilik, Belediye, Emniyet, Jandarma, tüm kurumlar, STK lar ve halk topyekün savaşmalı uyuşturucu terörüyle. 
Eğer bu savaşı kaybedersek geleceğimizi ve çocuklarımızı kaybederiz. Memleketimiz ve milletimiz ebediyyen ağır yaralı kalır…
Berlin, Washington, Londra, Paris , Amsterdam ve tüm Avrupa ülkelerinde uyuşturucu en büyük sorundur. Avrupa ülkelerinde gençlik tam anlamıyla bataklığın içinde ve aile sistemi çökmüş. Yabancı işçiler ve göçmenler olmasa Avrupa iflas ve krizin eşiğinde… Kelimenin tam anlamıyla; Batı uyuşturucunun pençesinde can çekişiyor. 
Biz de aynı duruma düşmeden , devletimizin verdiği “Vur Emrini” kolluk güçleri kesinlikle eyrine getirmeli ve uyuşturucu satıcılarına “Seri Katil “ muamelesi yapılmalı…
Durum çok vahim bu vebal hepimizin…
Kimse bana ne diyerek bu vebalden kaçamaz; bu ülke ve bu çocuklar hepimizin ortak geleceği…
Validen polise, esnaftan memura, çiftçiden muhtara, köylüden şehirliye herkes bu mücadeleye katılmalı ve sorumluluk almalıdır…

Güçlü bir ülke, tertemiz bir nesil ve huzurlu yarınlar için ; umuda yeniden merhaba demek için geç mi …

İbrahim EROĞLU
Eğitimci Yazar

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

RSS
© 2020 - Batman Demokrat Haber | Batman Yerel Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=