Lütfen bekleyin..


Nimet DAL

Yeni Halepçeler yaşanmasın!

16 Mart 2020, 17:21

İnsanlık tarihine düşen kara bir sayfadır Halepçe katliamı. Aradan yüz yıllar geçse de ne unutulur nede bu katliamı gerçekleştirenleri ve destekçilerini, sessiz kalanlarını af etmek mümkün değildir.
Halepçe Katliamının altında her ne kadar  eski Irak diktatörü Saddam Hüseyin′in imzası varsa dahi 10′larca emperyalist ülke ve Irak içerisinde binlerce işbirlikçisi de vardı. Suriye’de yaşanan İnsanlık durumuna hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Suriye’de yaşanan mülteci sorununa bir tek ülkemiz kucak açarken, Avrupa kapılarını kadın, çoluk çocuğa kapatarak onları ölüme terk etti.
Maalesef günümüzde yanıbaşımızda Halepçeler yaşanıyor. Saddam gitti halen başka Saddamlar yaşıyor. Komşu ülke Suriye’de milyonlarca insan katil Esad ve işbirlikçisi Rusya’nın saldırılarıyla ölüme terk edilirken, yerlerinden yurtlarından edildiler. Günümüzün en büyük halepçesi Suriye’de yaşanıyor. Rejim ve Rusya’nın Savaş uçaklarından atılan bombalarla çocuk, yaşlı genç yüz binlerce insan hayatını kaybediyor. Buna BM, dünya Avrupa kör sağır, sessiz. Halepçe’nin yıldönümünde bütün bunlar yüreğimizi yakıyor, Suriye’de Halepçeyi aratmayan ve insanlığı utandıran görüntülerden hiç kimse rahatsız olmuyor ve buna karşı çıkamıyor. Ülkemizin Suriye’de mültecilerin ve mağdur insanlar için yaptığı çalışmaları destekliyoruz. Umarım bir an önce Suriye’de yaşanan trajedi sona erer. 


Tarih yaprakları 16 Mart 1988′i gösterdiğinde, Emperyalist güçlerin üretip hibe ettikleri kimyasal silahlarla Saddam Hüseyin′in talimatıyla, savaş uçakları Halepçe semalarında ürkütücü sesleri ile görülmeye başlanmıştır. Geçmişte Hiroşimayı, Nagazakiyi yakan yıkan kardeş uçak ve silahlar bu kez Halepçe?yi yok etmek için gelmişlerdi. Bir bahar günüydü insanlar yaşama dair umutlu ve Sevinçli oldukları bir anda dünyaları karardı.
Dünya tarihinde bir kara sayfa daha açılıyordu. Ortada bir savaş yoktu, direnen bir tarafta yoktu sadece, çocuk, bebek, ihtiyar, genç, kadın, özürlü vs demeden insanlar vardı. Savunmasız insanlar Irak hükümetinin de sözde vatandaşlarıydı. İmha etmenin en acımasız yöntemi olan Kimyasal bombalar bir anda tüm Halepçeye yağdı,  her taraf bir anda insan ve hayvan cesetleri ile dolmuştu.
10 binlerce insan yaşamından olmuştu, yüzyıllarca etkisini kaybetmeyecek olan gazlar her tarafı sarmıştı. Geride ölüler ve ölümcül etkilerin bedenlerine nakşedilmiş yaralılar kalmıştı.

Aradan geçen 32 yıla rağmen Halepçe Katliamı′nın izleri hala yok olmamıştır. Zehir yüklü bulutlar hala bir kabus gibi Halepçe semalarında duruyor. Savaştan sonra hiçbir ülke Halepçe halkının feryadını yeteri kadar duymadı, yardım etmedi ve Irak hükümetini sert bir dille kınamadı. Yapılan kınamalarda çok cılız ve sessizdi. Bu yüzden de aynı acıları yaşamış ancak Halepçe katliamına tepkisiz kalan Filistin halkının o günkü duruşu hep eleştiri konusu olmaktadır.Bu katliam bir yerde Kürtler ve Arapların Irak′taki yüzyıllardır birlikteliğine de gölge düşürdü. İki halkı birbirinden ayırıp emperyalist güçlerin egemenliğine koymak içinde bir dönüm noktası oldu. Nitekim ABD′nin Ortadoğu′ya yerleşme planı da bir yerde Halepçe Katliamı ile başladı, Kuveyt işgaliyle de amacına ulaştı.
Halepçe, hala Kimyasal gaz bulutları Halepçe′nin semalarında kara bir bulut gibi durur ve bu güne kadar  kimyasalın etkilerini yok etmek için ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Orada yaşayan insanların acıları hala diridir.Hala yer ve  gök zehir saçıyor adeta. Otlar yeşermiyor kuşlar uçmuyor.  Kimyasalların ölümcül etkileri hala can alıyor.
ACILARIN DİYARI HALEPÇE
Aradan geçen 32 yıla rağmen hala Halepçe kanıyor.  İsmi belli olmadan  ana karnında bebeler ölüyor, gazların etkisi ile.  Halepçe için sadece ağlamak, bağırmak yetmiyor.Başta Bölgesel federal Kürt hükümeti bir şeyler yapmalıdır. Matem havasını dağıtacak, acıları biraz olsun ortadan kaldıracak bir takım çalışmalar yapmak gerekir.Geçmişe öfke duyarak, lanetleyerek geride kalan Halepçe deki insanların acıları, 32 yıldır dinmeyen gözyaşları durdurulamaz.
Yüreğimizde yanan kor ateş elbette ki devam ediyor hem de her gün arta arta... Kürt halkı başta olmak üzere ezilmiş halklara yönelik baskı, şiddet, zulüm ve asimile bir gün gelecek Saddam′ın zulmü gibi son bulacak. Çünkü her zulüm mutlaka ama mutlaka son bulmuştur. Küfür belki devam edebilir ama Zulüm asla ve asla devam etmez...
Bir kez daha Halepçe katliamını 32. yıldönümünde anıyor ve bu katliamda hayatını kaybeden tüm Kürt halkına Allah′tan rahmet ve mağfiret diliyoruz. 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

RSS
© 2020 - Batman Demokrat Haber | Batman Yerel Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=